MAYIS 2019

Amerika ve uşakları Türkiye'yi bölmek parçalamak ve üleşmek istiyorlar! Bunun için Türkiye'nin dışa bağımlılığı devam etsin istiyorlar. Şarteli kapattıklarında iletişim bitsin, sanayi çöksün memleket karanlıkta kalsın... vanayı kapattıklarında halk donsun ölsün istiyorlar! Enerji bağımlılığı devam etsin yıllık ortalama 40-50 milyar doları cebe atsınlar istiyorlar. Hava savunmamız olmasın istedikleri zaman darbe yapsın istiyorlar. İçeride satın aldıkları itleri kullanarak kaos çıkartmak ve sonra kendi vatandaşlarının canlarını kurtarmak vadiyle hepimizi Irak'ta, Libya'da, Suriye'de, Mısır'da, Afganistan'da vs olduğu gibi katletmek istiyorlar. İşin kolayını da bulmuşlar; enerji bağımlılığımızdan kurtulmak için yapacağımız her hamlede "doğa elden gidiyor" diyerek kendi insanlarımızı kendi devletimize karşı ayaklandırıyorlar! Sanki sanırsın onlarda nükleer santral yok, termik santral yok, nükleer başlıklı füze yok (!) Türkiye' nin içindeki hainler yok olmadıkça dışarıdan gelen tehditler bitmeyecektir. Aman doğa bozulmasın sakın ha... Müsade etmeyin termik veya nükleer santral yapılmasına! Güneş var, rüzgar var... Sakın ha İHA, SİHA, ATAK MATAK istemeyin. Barış isteyin USA menşeli silahların altında! Barış isteyin PKK YPG vs teröristler gibi (!) Sırtınızı yaslayın ABD ye!!! Reisi suçlayın o getirdi memleketi bu hale diye. "Megri megri" deyin. "Sayın" deyin. 17-25 deyin. Hadi kaos çıkartın, Avrupa'ya şikayete gidin. "Türkiye"ye müdahale edin" deyin. Yüz yıl önce yaptïğınız gibi (!) Irak'ta, Mısır'da, Suriye'de, Libya'da, Afganistan'da olan demokrasiyi mi istiyorsunuz? Biraz daha hainlik yaparsanız belki kavuşursunuz o demokrasiye!!!


Yaklaşık otuz küsur yıl önce, STFA da kınalı köprü Altınşehir arasında E-6 yol inşaatında çalışıyorum. Geceydi, vatandaşın biri el kaldırdı. Otostop yapıyordu. 'Beni filanca yere kadar götürür müsün?" dedi. "Gel" dedim. Merdivenleri çıkarak (!) Kamyona bindi. İnmek istediği yere gelince bana "Allah razı olsun kardeşim" der demez garip bir çığlık attı! Kamyonun kapısı yer çekiminden dolayı aracın önüne doğru aktı. Adam kapıda asılı. El frenini çekip yan koltuğa atladım ve kapıyı kendime doğru çektim. Adam merdivene basabildi. Adam tekrar "Allah razı olsun, Allah ne muradın varsa versin" diye dakikalarca bana dua etti. Adam sağ salim yere ayağını basınca önce araca baktı sonra bana "Bu nasıl bir kamyon? dedi. Bir kahkaha attım. Büyük dedim hemde çok büyük! Adamın bana ettiği dualar kabul oldu. Sevdiğim kız ile evlendim. Bir kızım bir oğlum olsun dedim. Bir kızım bir oğlum var. Önce balıkçı sonra balcı olayım dedim oldu (!) Taliiiiip Bak işte bu yalan 😂😂😂


Yaklaşık yirmi yıl önce İstanbul'da atölyemin önünde çalışıyorum. Arabam dörtyol ağzında kaldırıma paralel park halinde. Büyük bir kamyon korna öttürdü baktım; el işareti ile bana döneceğini arabamı olduğu yerden almamı söyledi. Elimde işim vardı ve "bir dakika" dedim. Saniyeler içinde işimi bıraktım ve arabama bindim. Sonra kamyoncuya baktım, adam aşağıya inmiş bir eli kamyonun kapısında asılı diğer eli ile dizine vuruyor. Adam gülmekten bayılacak! Kendi kendime "adam kafayı yemiş" dedim. İyi de benim arka koltukta işim ne?
Not: Birebir tarafımdan yaşanmıştır...😜


"En zengin insan, en güçlü arkadaşlara sahip olan insandır."

(The Godfather)

Sözünden hareket edersek bizim siyasetimizdeki; zengin gösterişli, caka atmak gibi meziyetleri olanların "güçlü bir arkadaş" olduğunu düşünmek ahmaklığın daniskasıdır! Kurtuluşun zekada olduğunu anlamak için bazı pehlivanlara bir mağlubiyet yetmez (!) O yüzdendir ki bizimde "Yenilen pehlivan güreşe doymaz" diye bir ata sözümüz var! Hayırlı cumalar....😊



Kendilerine ekonomik, kültürel, sosyolojik gibi alanlarda faydası olacak insanlara kulak vermek yerine; kendilerinin sahip olduğu kültürü benimseyen düşük seviyeli insanları kabul eden bir toplumda gelişme olmaz... Ancak kendilerinden; kahve dedikodusu, aşırı fitne ve fesatlık yeni nesile miras kalır!
M.Talip Girgin


Payitaht Abdülhamid han bölüm 82 tam üç akşamda seyredebildim. Yatarken bilgisayarı açıyorum dizi başlayana kadar uyuyorum 😂 sahurda devam ediyorum. Dizinin sonu gelmeden tekrar uyuyorum sabah 06-07 arasında bilgisayarı kapıyorum! Gündüz ayakta kaldığım ve çalıştığım süre yaklaşık 13-14 saat. En son diziye yetişene kadar inadım inat! 😂😂🤣


Vakiki vakiki vakiki, gecenin sessizliğini bozan kurbağalar. Bölgesinden diğer bölgelerdeki cinslerine sesli mesaj çeken sokak köpekleri... Ay ışığında yavru eniklerin burnunu sıkma operasyonu... Sonra sabahın erken saatlerinde yemek yeyip şükretmek ve oruca niyet etmek; yatağa girince tüm seslerin bıçak gibi kesilmesi, mahlukatın susması! İşte bu da bir yaşam tarzı. Bu tarzı sevenlerin hepsi benim gibi önceki hayatlarında Tarzan olmalı (!) Tüm Tarzanlara ve oruca kalkmış dostlara selam olsun. Hayırlı sabahlar...😊


Ermeni İsyanları ve Osmanlılar
Prof. Dr. Justin MCCARTHY
Bu akşam sahura kadar daldığım konu "Anadolu da ermeni zulmü." 
"Bugün Ermeni Milliyetçileri Avrupa parlamentolarında ve ABD Kongresinde şunu ilan ediyorlar: Türkiye’nin sadece soykırımın vuku bulmuş olduğunu kabul etmesini istiyoruz, ondan sonra her şey iyi olacak. Bir süre önce görüştüğüm bir Amerikalı yetkili bana şöyle demişti: Türkler “Evet, yaptık, afedersiniz” demeli ve sonra bu konuyu unutmalılar. Ona Türklerin soykırım yapmış olduklarına inanıp inanmadığını sordum. Bunu bilmediğini ve umursamadığını söyledi. Ona Türklerin bu şekilde babaları ve büyükbabaları hakkında asla yalan söylemeyeceklerini söyledim. O da bana çok saf olduğumu söyledi. Bence saf olan kendisiydi çünkü Ermeni Milliyetçilerinin bir özürle yetineceklerine inanıyordu..."


Parayla oy almak Umur obasında başlamış demek'ki? Bilge hatunun adayına iki oy çıktı! Burada şike var bu oylamanın yeniden adil şekilde yapılmasını arzu ediyorum! Bak, çok fena kızacağım ha... :)


Devlete karşı savaşa tahrik
MADDE 304. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (...) (İkinci cümle madde metninden çıkartılmıştır: 5377 s.K. m.37 � 8.7.2005-25869)

(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.

(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Not: Son zamanlarda yaşadıklarımız ve gördüklerimizden dolayı Sırf bu maddeden yargılanacak bir sürü insanın var olduğunu biliyor ve düşünüyoruz değil mi?


"Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama

MADDE 301 - (Başlığı ile birlikte değişik: 8.5.2008-26870) (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır."[1]

Cehaletine sığınıp af dilemeye alışmış patavatsız-ların dikkatine!


Cumhurbaşkanına hakaret
MADDE 299. - (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Değişik fıkra: 5377 s.K. m.35 � 8.7.2005-25869) Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Pervassızlara duyurulur!