NİSAN 2019

Yine düşünüyorum ve hatta çok merak ediyorum; Kızılcıhamam da; cillop gibi İğneada'da Ak partinin neden seçimleri kaybettiği konuşuldu mu? Yoksa İğneada Ak Parti için olsa da olur, olmasa da mı, idi? Elbette ülke genelinde Emekli ve EYT lilerin etkisi ve tepkisi mavi ceketliler tarafından farkedilmiştir. İnşallah dikkate alınır. Ama İğneada uzaktan kumanda ile yönetilecek bir belde değildir ve umarım bu iyi anlaşılmıştır. Keza Ak Parti İğneada'da sınıfta kalmıştır. Belki Kızïlcıhamam da değil ama hamam gölünde balık tutarken Angara'ya hatalarını tek tek anlatırım. Daha önce anlattığım gibi (!)
Not: Bu arada lafın gelişi söyledim! Hamam gölünde balık tutmak yasak. Tabi nedeni millî parklar olması ve bizim sazanlarımızın nesli tükenmekte (!)



Selamünaleyküm arkadaşlar. Hepinize günaydın. Şu Facebook'a girdiğimizde hani "Ne düşünüyorsun?" diye soruyor...
Vallahi ne yalan söyleyeyim, hiçbir şey düşünmesem bile sırf patron soruyor diye düşünmeye başlıyorum (!)😊
Ancak bu sabah öyle değil; İşten yorgun hargın geliyorsun ve hani diyorsun bir iki dostlarımızlan biraz hasbihal edelim biriki çay içelim günün kritiğini yapalım. Tabi konu arıcılık! Arıcılık, arıcılar için en az define muhabbeti kadar ilgi çekicidir! Kantinci Şezai Aypolostaki arılarına kat attığını boş sandıkları temizlediğini anlatır. (Patetesçi (!) ) Avni, Anaarı üretimini ve inceliklerinden bahseder, Sadık ağabey üç beş sandığı ile hepimizden fazla anlatır ve çok Anlatanın çok çay ısmarladığını yeni yeni öğrenmektedir! Ben nasıl oğul aldığımı kaç arının beni soktuğunu anlatırken memur Ercan, yan masada başkasıyla muhabbet ederken kulakları bizde ve bazen haset haset trip atar, falan filan. Tabi tüm bu gruplaşmadan kahveci memnundur ve hemen adam başı söylenecek çayların hesabını yapar ve arıcıların oyun masasından daha karlı olduğunu söyler. Tabi Erdem kardeşimizin de hakkını yemeyelim; her bir Mayıs bahar ve işçi Bayramı'nda arıcılara bedava çay dağıtmaktadır (!) Gelelim asıl meseleye bu sabah aklıma varroa denen asalak böcekler takıldı. Bilirsiniz arılar dünyanın en çalışkan ve işini en iyi yapan yaratıklardır. Bu şerefsiz haysiyetsiz varroa'lar bu zavallı emekçi arıların ensesine yapışır ve arının hem balını yer, hem kanını emerek onu önce süründürür, sonra öldürür! Diğer yandan bu ekosistemin aynısını insanlarda da görmekteyiz. Aslında tüm dünyada sistem aynı Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar, İsrail ve daha birçok ülke birer varroa'dır! Sömürgesi altında oldukları ülkelerin hem kaynaklarını hem insan gücünü tıpkı bu böcekler gibi yok etmeye çalışmaktadırlar! Biz Türkiye olarak bu baskı ve zulümden kurtulmak için hamle yaptıkça sömürmeye alışmış ülkeler dünya sömürgelelerinin uyandırılmaması için eşek arıları gibi Türkiye'ye saldırmakta ve Türkiye'nin önünü kesmeye çalışmaktadırlar! Bu böcekleri halkımız düzeyine indirgediğimizde; işçiler, emekçiler, esnaf, ve çiftçilerin her daim tepesinde kan emiciler bulunmaktadır. İşin en zor ve kabullenilemez tarafı da tüm bunlar devletin gücünü kendi gücü gibi kullanan ve insanları tehdit ve şantaj ile sömürmeye alışmış, elinden devleti soymak; emekçinin hakkını gasp etmekten başka iş bilmeyen asalaklar tarafından yapılmaktadır. Devletimiz buna seyircidir! Çünkü bu düzeni değiştirecekler bu sistemin içindedirler! Bu asalaklara Abdülhamit'han gibi bir liderin "tertip" hazırlaması acilen gereklidir. Emeklinin emekçinin hakkının bu asalaklara peşkeş çekilmesinin yegane sorumlusu devlet ve devleti yönetenlerindir! Bir hayal edin arkadaşlar; meyhanelerde veya benzeri yerlerde, sahiplenilmiş masalarda, hep aynı yerde oturan ve masanın donatılmasını isteyen ve giderken bahşiş dahi bırakmayan insanların bu gücü nereden aldıklarını? Dedim, sorma bana Facebook ne düşündüğümü; 🤔 böcek işte böcek; VARROA- AĞALAR!!! 😵




Bazı insanların sanal imajı, gerçek kimliğini yansıtmamaktadır. İçini dolduramadıkları zengin görüntü kirliliklerinin altında kocaman bir vizyonsuzluk ve koftilik yatmaktadır! Sürekli inisiyatifi onlara bıraktığınızda; yani piyasa şartları dışında onlara bir sefer ayrıcalıklı davrandığınızda kendilerinde bir hak oluşturmak gayreti içine girerler. Senin emeğinin karşılığını iki dudakları arasına hapis ederler. Kendilerine yapılan ayrıcalığın zorunluluktan değil insanlıktan olduğunu anlamayacak kadar saf olmaları bu tip adamların vizyonsuzluğunu, insanlıksızlığını, güvensizliğini ve beceriksizliğini göstermektedir. Yani, derki vatandaş "Siz bana güvenin ama ben size güvenmem" biz "pire için yorgan yakan" toplumuz; insanlık sınavını geçemeyen pireleri yorganıyla yakar gideriz! Ancak "İtin hatırı yoksa sahibinin hatırı vardır." Bu nedenle sahibinin sesini duymak istiyoruz (!)

M.Talip Girgin



Bugün anladım ki, bir "insan" vardır, bir de "insan karşıtı" tabi bunun detaylarını daha sonra yazarım! Şimdi iş zamanı değişecek sandıklar var, bende sandık (temizliği) yakıyorum! Kısaca ip ucu vermek gerekirse; gününü zehir eden biri veya birileri varsa muhtemelen bunlar insan karşıtı olabilir!😵



Sevgili arkadaşlar 24 Nisan 2019 günü KIzılcıhamam, pardon longozun kızılağaç bölgesinde kampa giriyorum! Amacım bizim bal getiren arılarımız iki dönemdir bizim beklediğimizi vermemektedirler! Ne istediler de vermedik?Yemedik yedirdik, içmedik içirdik, yüzüne gözüne dursunlar... Arada defalarca soktular sesimizi çıkarmadık, naz yaptılar düzelir diye katlandık! Ama yok bu sefer gözlerinin yaşına bakmayacağım (!) Yapıştırcam plakayı yallah sürgüne! Şarkta ne bulurlarsa onu yesinler. Bu kadar nankörlük yeter. Biz de insanız, evimiz çoluk çocuğumuz var. Bu kadar fedekarlık yap sonra yüzün gülmesin. Yok vallahi bu sefer kardeşim olsa affetmeyeceğim. Ne len bu hainler... Aç mı bıraktık susuz mu bıraktık? Yedi gün gitme sekizinci gün yallah başka partiye amaan başka "kovana" diyecektim! Biz besleyelim alem balı da kaymağı da yesin. Yok öyle yağma bu kamp süresince belki dış dünya ile irtibatımız kesilecek ama bütün kunta kinteleri adam edeceğim! Altı bacağında nektar getirmeyeni içeri sokmayacağım. Elimde Şeltoks bekliyor olacağım. "Dinsizin hakkından imansız gelir" hadi bakalım yeni sezon tüm koloni sahiplerine hayırlı olsun bu sene Allah kısmet ederse inşallah rekor bekliyoruz. 🤗



Hey gönlüm söyle bana bugün seni nasıl eyleyeyim?
Seçeneklerin arasında...
1- Petek çıtasına delik delip tel çekmek var
2- Eski petek çıtalarından petek ve propolis kalıntılarını temizlemek ve yakmak var.
3- Temiz petek çıtalarına kasnak takmak var.
4- Anaarı ızgaralarının altlarına 1cm çıta çakmak var (100 adet)
5- Dokuz aydır ihmal ettiğin Araban ile ilgilenmek var.
6- Depoyu temizlemek hurdaları ve yarayacak malzemeleri ayırmak var.
7- Tarlaya gidecek kulübenin kapısında yarım kalan kaynak işleri ve kaplanacak çatısı var.
8- Dikkatsizliğinden kırdığın römork'un kaynayacak ayağı var.
9- "Arslan yattığı yerden bellidir" derler. Benim kaldığım yer kedi yavrusunu kaybetse bulamayacak durumda (!) Temizlik ister.
10- Daha enikleri besleyip yemek yapacağım!
Dün iyi'ki traktöre "Algida" şemsiyesi takarak gidiş geliş 35 km yol giderek 80 tane arıma şurup vermişim. İyi'ki 400 petek çıtasını traktöre yükleyip getirmişim. İyi'ki tohumları çimlendirmek için yeniden 20 adet köpüğü gübreli toprakla doldurup kuruluğu çekmişim. İyi'ki arılar suda boğulmasınlar diye tüm yağmur suyu toplama kaplarına köpük parçaları atmışım. Dün iyi'ki limandaki söğüt ağacının dallarından ekmek için dört adet alıp tarlaya götürmüşüm. 
"Dün dündür, bu gün bu gündür" diyerek önce yemekten başlıyorum işe haydi bismillah...😊



Görüntünün olası içeriği: gökyüzü ve açık hava



Tüm kazancını pavyonlarda fahişeler ile hiç eden, evinde çoluk çocuğuna zeytini katık ettiren anlayış ile hiç bir işletme veya kurum ayakta duramaz! Acilen yasal mevzuata uydurulmuş bu yapılar kapatılmalı hem devlet hem millet bu kazançları heba eden değirmencilerden kurtulmalıdır!



Yarın yolda herhangi biriniz ile karşılaştığımızda size bir yıl sonra şu şu sebeplerden dolayı iflas edeceğinizi söylesem ve hatta yazılı bir rapor halinde versem ve bir yıl sonra siz iflas edeceğiniz sebepleri bilmenize rağmen hiçbir önlem almaz ve iflas ederseniz, beni gördüğünüzde bana "ya kardeş sen söyledin ama ben seni ciddiye almadım ve iflas ettim" der misiniz yoksa halen kibir ve trip yaparak sessiz mi kalırsınız? İğneada da AK Partinin adayının belli olmadan 2018 yılının Mart ayında, AK Partinin 2019 yerel seçimlerini kaybedeceğini yetkililere yazdığım halde önlem almayan bu yetkililerin bana söyleyecek bir sözleri yok mu?



Şimdi, yaklaşık altı senedir Yüzün üzerinde köpek eniği büyüttüm! Dişi köpekler insanların yürüyüşünden ve yaklaşımından o insanın iyi mi kötü mü olduğunu anlıyor! Kimi insanlar yavruları severken anaları hiç sesini çıkarmıyor. Köpek kime havla dı veya daldı ise o insanların sadece köpeklerle değil insanlarla da az çok sorunlu olduğunu tecrübe ettim. Ben bir başkan olsam benimle görüşmek için gelenlerin yoluna birkaç sokak köpeği koyar ve kameradan seyrederdim. Köpekler kime havlıyor ise bil'ki gelenler sağlam pabuç değil! 😜😜😜



Adam kahvede miskin miskin oturuyor. Yüzünü yıkamaktan aciz, gözü çapaklı! Dışarıda kendisinden yaşça büyük olan birini hemen her gün işe gidip gelirken görüyor. Hasetliğinden "helal olsun adama ben gibi miskin miskin öğlene kadar uyumuyor adam bu yaşta çalışıyor" diyeceği yerde küfür sallayıp "bu yaşta bu kadar parayı ne yapçan git evinde yat" diyecek kadar bencil, haset, hazımsızlık çeken sözde adamım diye geçinen sefiller var. Birisine sordum: "madem beşbin lira emekli maaşın var, niye ata toprağına bir ev yapmıyorsun?" "Daha zamanı var" dedi. Param yok diyemedi! Ama başkasının ne kadar parası var biliyor gavat!



Önce kendi davasını unuttular ve "bende sizdenim" dediler. Sonra sövdükleri lidere herkesten fazla sahip çıkarak (!) Kerametinden istifade etmeye çalıştılar. Küfüre ara verdiler. Abdest alıp namaz kıldılar! Ağızlarından hiç alışık olmadıkları kadar Allah kelamı çıktı! Hayırlı olsun demedikleri tek bir gün dahi geçmedi. Her yalandan hemen sonra uzayan burunlarını sürekli kesmek zorunda kaldılar. Bunların bir Pinokyo olduğunu kimse anlamadı! Ama bir şeyi unuttular. Göklerden gelen bir karar vardır! Olmayacak duaya AMİN demeyin (!)



Dini kullanıyorlar diye dini istismar edenlere kızdık! Atatürk'ü kullanıyorlar diye Atatürk'ü istismar edenlere kızdık! Bu günden sonra Sayın Cumhurbaşkanımız "Recep Tayyip Erdoğan'ın" adını ve partisini kullanarak siyasi çıkar peşinde koşan sahtekarlara'da; kendi teşkilatının kısmi bir bölümünün çabaları ve gayretleri ile sanırım alıştırılacağız (!)



Laf sokmak için boş boş cümle kurmaya çalışmak yerine, nerede hata yaptık diye düşünerek zamanı değerlendirenler geleceği kazanabilirler! Zira geride nal toplayanların çoğu boş konuşan ahmaklardan oluşur!



Adamı kırkyıl sırtında taşırken iyisin, bir gün taşımazsın kötüsün! Yok yani hiç olmazsa amele maaşı alsak neyse (!) Biz emekli maaşımızı binbir türlü analiz ve testten geçirildikten sonra filtre edilmiş saf su gibi afifletilmiş şekilde alnımızın hakkı ile alıyoruz! Bizim aldığımızın kırk, elli yüz mislini alanlar neyin tribini yapıyorlar?
Bu arada Cumanız mübarek olsun 😘



Arılarıma bakım yapmak için komşunun bahçesinden bir geçitten geçiş yapıyordum. Dönüşte yolumu kapattıklarını gördüm. Mecbur onların dış bahçe kapısını kullanacaktım. Dört katlı evlerinin önüne geldiğimde Ahmet ağabeyin hanımını pencerede elindeki çaydanlığı ters çevirip çay posasını bahçeye dökerken gördüm; bina sakinlerinin benim bahçedeki geçidi kullanmamdan rahatsız olduklarını söyledi. Bu arada tüm bina sakinleri benim olduğum taraftaki pencerelerde tüllerin arkasında benim ne tepki vereceğimi meraklı gözlerle izliyorlardı. Her soluk aldıklarında tüllerin kıpraşması bunu gösteriyordu. Ben Ahmet ağabeyin hanımı Nezaket ablaya.
- peki ablacığım, ben bundan sonra sizin ne bahçenizdeki geçidi kullanacağım ne de bu kapınızı...
Nezaket abla şaşkın, tüller daha fazla kıpraşır oldu! Hafifçe sol elimi yukarı kaldırdım.
Binanın bahçe kapısının üzerine doğru yerden bir kuş gibi havalandım. Binanın ön tarafında havada asılı kalıp bir süre baktım. Nezaket abla elindeki çaydanlığı bahçeye düşürdü! Binanın tüm pencerelerindeki tüller sonuna kadar çekilmiş, komşular bir eli ağzında şaşkınlıkla bana bakıyorlardı. Çatı katının balkonundan elinde birası ile Ahmet ağabeyin balkondan aşağı sarkıldığını ve tüm binaya hitaben.
Gördünüz mü...?
Ben demiştim dokunmayın bu adama. Onda bir keramet var...
Haylazlar...
Utanmazlar...
Merhametsizler...
Hadi kına yakın şimdi...
Koruyucu meleğimiz uçtu gitti.
El salladığım bir kişi vardı. Ahmet ağabey...
M.Talip Girgin..



Talip Girgin hasta hissediyor.
1 Nisan · 

Kaptanın seyir defteri; 
Not: Bugün 1 Nisan 2019 Şaka kaldıracak durumda değilim (!)
Hastayım. 😔