ŞUBAT 2019

İSGEDER BİLDİRİSİ!
Sevgili İğneada Belediye Başkan adayları, hangi partiden olursanız olun yerelde öncelik; dostluk ve kardeşliktir. 
Lütfen buna özellikle dikkat edelim. 
Beldemizde her belediye başkan adayı ve ekibinin, İğneada'mıza bir an önce hizmet edebilmek için sabırsızlandığını biliyorum. 
Bu konuda tüm adaylara tek tek başarılar dilerim.
Biz, İğneada Sosyal Gelişim Derneği olarak, parti gözetmeksizin İğneada belediye başkanlığını kazanan belediye başkanına ve ekibine her alanda desteğimizi İğneada halkının yararını gözeterek sürdüreceğiz.
Bu güne kadar derneğimizi yok sayan yönetim anlayışının yeni dönem ile birlikte STK ların önemini ve eksikliğini bilen, aklıselim, bölgesel birliğin devamını isteyen, yeni bir yönetim anlayışının derneğimizle dirsek temasta olacağını umut ediyor ve bekliyorum!
İğneada’nın kalkınması için top yekün birlik beraberlik ve dayanışma içinde olmamız, artık keyfiyet değil bir zaruriyettir. 
İğneada’nın ve İğneada’lıların yeni dönemde beklentisi her zamankinden daha fazla olacaktır. Dolayısı ile öncelikli hedefler belirlenirken, belediye hizmetlerine paralel olarak bölge insanlarımızın alın teri ve emeğinin nakdi karşılığını alabilmesi için atılacak öncelikli adımlar vardır.
El birliği ile İğneada’mızı ait olduğu yere getireceğimize inanıyorum.
Herkese başarılar dilerim…



Meczup bir AKP li çıkmış "AKP ye oy vermezseniz Müslüman değilsiniz" diyor! CHP li bir meczup çıkmış "AKP ye oy verirseniz eliniz kırılsın" diyor. Aşağı yukarı diğer partilerde de durum aynı; Bu seviyesiz konuşmaları yapanlar yıllardır partilerin sırtından geçinen parti bitleri dir.. Bu ağzı bozuk tiplerin geçmişine bir bakın. Her seçim dönemi futbolcu transferi gibi kendi menfaatleri icabı parti değiştiren veya bulunduğu partinin içinde edepsizliği ile köksalmış olan tiplerdir. Bunlar yarın seçilemediklerinde suçu kendilerinde aramak yerine, karşı tarafı iktidar yapan seçmene yine küfür edeceklerdir! Ben şahsen bir seçmen olarak bu meczuplara "Ne dersen bin fazlası" diyerek son noktayı koyuyorum! Ancak bu tiplerin siyasete girmesi toplumsal bir yara ve mevcut partinin genel başkanlarının bir ayıbıdır. Yere batsın bunların getireceği oylar (!) Bu meczupları cımbızla ayıklayıp bulacaksınız ve bunları uzayın derin boşluklarına bir kapsül ile yollayacaksınız. Bu seviyesiz, edepsizler bu toplumun yakasından düşmediği sürece bizim kaybettiğimiz değerlere tekrar sahip çıkmamız neredeyse imkansız. 
Kalın sağlıcakla...



Halkın temel sorunlarına çözüm üretmek ve bunu dillendirmek yerine, levazım işlerine odaklanmak; vatandaşa verecek hiçbir şeyi olmayanların vizyonsuzluğunu gösterir! Kişilerin kendisini dev aynasında görmelerinin sebebi; ya tribünlerde ki amigoların bedava bilet aldıkları için tezahürat yapmasından ya da ringteki rakibinin, yenildiği takdirde ödül olarak alacağından daha fazlasını kendisine vermeyi taahhüt ettikleri içindir (!) Takke düşüp kel göründüğünde; vizyonsuzluklarının bedelini kabullenmek yerine, muhtemelen yine "kadere" çemkireceklerdir! Zavallı kader elli yıldır ne çekti be! Halen emekli olamadı biliyor musunuz? 🤔(!)



"Devir" değişirken insanlardan kaçmıyor, insanlar değişime ayak uyduramayınca; topraklarında cahilliklerine toz kondurmayan bir nesil yetişiyor!
M.Talip Girgin



Çantada keklik!
İnsanların eğitimsizliği, yetersizliği mi desek, yoksa boş vermişliği mi desek, bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var insanların büyük bir çoğunluğu hakikatten mutsuzlar. 
Mutsuzlukları kuramadıkları yarım yangalak cümlelerden donuk, anlamsız, heyecansız bakışlarından anlaşılıyor. Bir mucize bekler gibiler. Sihirli bir değneğin kendilerine değmesini ve o değneğin tüm hayatlarını değiştirmesini bekliyorlar. 
Bunun ekonomik sebepleri var elbet ama asıl mutsuzlukların tek sebebi bu değil, yılmışlıkları var. Bıkkınlıkları, yanılmışlıkları, pişmanlıkları ve söylemek istediklerini söyleyememe sıkıntıları var!
Birde ekonomik özgürlüklerini kazanmış insanların bukalemun gibi ortama uyarak ağlaması, sızlanması var, moralleri daha çok bozan (!)
Sanki yakalarına yapışmak için fırsat kollayanlara “mesaj veriyorum” intibası yaratıyorlar. Yok, yok; bunun “varlık” ile “yokluk” ile de alakası yok! Bizim, kaybettiğimiz değerlerin tarihi sorumlulukları altında ezilmişliğimiz var. Bu yüzden zaman zaman eskiye özlem duymaktayız! Kendimizi gerisinden altı sıfır atılmamış (!) Türk lirası kadar değersiz görmemizin asıl sebebi; geçmişimize, geleceğimize sahip olamama ezikliğini yaşıyor ve halen o duyguyu canlı tutuyor olmamız var.
&&&
Yine kocaman bir zaman kaybının arifesindeyiz, kimisine yarın bayram, kimisine hüzün getirecek zalim zaman (!) Boş verircesine kalkacak kadehler “yarınlara, güzel günlere” diyerek. Kimbilir belki de o güzel yarınlar hiç gelmeyecek? Belki de hevesli olanların hevesi bittiğinde, her zamanki gibi ceketlerini giyip, bavuluna kayıp yıllarımızı doldurup geldikleri gibi gidecekleri günler var önümüzde! 
Sanki herkes sevgilisini kaybetmiş gibi hüzünlü ve dertli. Birinci dünya savaşından çıkmış; kolu, bacağı, kalbi kırık ama umutları ile yaraları sarılı komandolar! Kimsenin kimseye güveni kalmamış, sözün senet olduğu yıllar tarihin derinliklerinde kaybolmuş... 
&&&
Bak dostum; nakdin kadar değerin var ama çulsuz da olsan belli bir zaman diliminde çok ederin var! O sebepli sebepsiz sarılmaların altında yatan neden, nedir? Sakına belli bir inanca sahip insanlara çantada keklik muamelesi yapmayın, unutulmasın'ki taşıma suyla değirmen dönmez! Bol yağmurlu ve bereketli günler dilerim…
M.Talip Girgin



“İğneada Sosyal Gelişim Derneği”nin Orman fidanlığı ve milli parklar konumu hakkındaki düşünceleri!
Orman Fidanlığı ve Milli Parkların Ekoturizm alanında kullanılması veya değerlendirilmesi; İğneada Belediyesinin kullanım inisiyatifine verilemeyecek kadar önemli ve değerlidir! Bunun longoz (subasar ormanı) olması sebebi ile Uluslararası önemli bir boyutu da vardır. İğneada halkının Milli Parklar bölgesinden nasıl istifade edeceği 2013 yılında "Istrancalar ve çevresinde Ekoturizm çalıştayı sonuç Raporunda detaylı bir şekilde anlatılmıştır. 25 Mayıs 2013 te İğneada da yapılan çalıştay da Istranca dağları ve çevresinde Ekoturizm kapsamında yapılacak alternatif turizm faaliyetleri tespit edilmiştir. Bunlar; Doğa fotoğrafçılığı, Mağara turizmi, Trekking (Doğa yürüyüşü) Bisiklet turizmi, Su sporları turizmi, Sportif olta balıkçılığı, Kamp Turizmi, Mantar toplama turizmi, Piknik alanları ve Orman içi dinlenme yerleri, kuş gözlemciliği, kelebek gözlemleme turizmi, Yaban hayatı (fauna) gözlemleme turizmi, Botanik ( Bitki inceleme/Flora) Turizmi, Eko- Gastronomi ve Av turizmi olarak belirtilmiştir. İğneada belediyesinin bu turizmdeki yeri ancak derneklere veya vakıflara paydaş olmaktan öte değildir. Bu güne kadar İğneada belediyesi turizm alanında rüşdünü ispat edememiş, bilakis elindeki çok değerli mevcut yerleri elinden çıkararak tarihi hatalara imza atmışlardır. Söz konusu çalıştay da İğneada'nın kuvvetli yanları kısaca; Fauna ve Florası üzerinedir. Zayıf yanlarının ilk üç sırası; 1- Genç nüfusun göç sonucu azalması 2- Yöre halkının girişimcilik özelliğinin yetersiz olması… En önemlisi de 3- Bölgede kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri arasındaki kolektif çalışma eksikliğidir… vs vs vs.. Bu çalıştaydan sonra milli parkların sivil toplum kuruluşları aracılığı ile yerel halk ile barışma, uzlaşma politikası güdeceğinin belirtilmesi üzerine; İğneadalı arkadaşlarımız ihtiyaç olacağını hissettiğimiz “İğneada Sosyal Gelişim Derneği”ni 2015 Ocak ayında kurduk. Ancak dönemin belediye başkanına derneğimizi kurduğumuzu bizzat söylediğimde bana “Sakın benden yer istemeyin” diyerek belediyenin kapısını derneğimize kapatmıştı! Çalıştay raporunda zayıf taraflarımızdan birinin iletişimsizlik olduğunun tespit edilmiş olması, başkanımızın bu hareketi ile doğrulanmış oldu (!) Dolayısı ile henüz seçilmemiş bir belediye başkan adayı mevcut belediyemiz adına Orman bakanından talepte bulunması ve İğneada halkı adına kendi siyasi il ve ilçe teşkilatına (doğmamış bir çocuk adına) teşekkür etmesini siyasi acemilik olarak değerlendiriyorum. Kim neyi istiyor veya talep ediyor bilmiyorum ama İğneada da her kim belediye başkanı olursa olsun; İğneada da bulunan STK VE KOOPERATİFLERİ yok sayarak, halkın birebir fikrini almadan, İğneada halkı adına hiç bir şey yapamaz! Yapsa yapsa kendi adına veya taviz vermek zorunda kaldığı şahıslar (!) adına yapar. Eğer gerçekten İğneada halkına hizmet etmek isteyenler varsa, bizim derneğimizin tüzüğünü okusun ve ondan sonra İğneada halkı adına mı, kendi adına mı konuştuğunu bir kere daha düşünsün! İğneada belediyesi onbeş günde veya ayda bir halk günü yapmadan “halk adına” karar vermemelidir. İğneada belediye başkanlığına soyunan sevgili başkan adaylarımızdan istirhamımdır; İğneada’ya belediye başkanı seçildiklerinde, İğneadanın geleceği ile verilecek kararları sadece kendilerinin vereceği egoist düşüncelerden bir an önce uzaklaşıp İğneada Kent konseyi (Oluşturulacak) sivil toplum kuruluşları dernek ve kooperatifleri ile birlikte çalışmayı prensip haline getirmesidir. Küçücük bir beldeyi bölük pörçük etmek kimsenin hakkı ve harcı değildir. Ancak birlikte hareket edersek İğneadanın bahtsızlığını kaderini olumlu yönde değiştirebiliriz. Saygılarımla…

Görüntünün olası içeriği: yazı



Ne düşünüyorum? Ortalık, sırtını devlete dayamış ev sahibi modunda burnundan kıl aldırmayan egoist insanlarla dolmuş; bunlar devletin imkanlarını öyle sahiplenmişler'ki, sanki devlet bunlar! Her zaman her yerde bu garip insanlardan bulmak mümkün. Hani sen bir fakire yardım edesin vardır da senin gönlünden kopanı, "aman efendim ne yapıyorsun, o kadar verilir mi? Onun üçte birini, yani üçün birini ver' diyerek seni bol, bol hayır ve hasenattan mahrum bırakan yalakalar! İşte onlar senin gözden çıkardığın diğer üçün ikisini almak için binbir takla atarlar sen de mal mal bakarsın (!) Devlet ve milletin arasına giren bu illet gurup yok olmadığı sürece, alınterinin karşılığı üçün biri, yalakalığın karşılığı üçün ikisi olmaya devam eder!
(Ne garip şeyler düşünüyorum yarabbim)🤔🤔🤔