Bir sigara versene abi!

27.05.2017
M.Talip Girgin

Hani bir laf vardır ya "Yan gelip yatanda bir kıçını yırtanda" yani bir taraftan insanlar ailesini geçindirebilmek için gece gündüz çalışırken diğer taraftan bazı insanlar kendi hayatları için "saldım çayıra mevlam kayıra" diyebilmektedir.

Adam hiçbir iş yapmaz ama içkisini içer, kumarını oynar, sigarasını çayını içer, karnını bir şekilde doyurur. Evinde çoluğunu çocuğunu ele güne, konu komşunun merhametine muhtaç bırakır. Hele bekâr ise nerede akşam orada sabahtır ona!

Yaşadığınız yerde şöyle bir düşünün; etrafınızda kaç tane bu tür rehabilite edilmeye aday ama burnundan kıl aldırmayan hasta var?  Bazı özel sebeplerden dolayı sessiz sedasız kimseye zararı dokunmayan kendi halinde yaşayan mecnunlar olabilir bunları diğer gruptan ayrı tutuyorum.

Ancak kendini aptala vurup günlük ihtiyaçları için insanlara musallat olanlar var ki bunlara ne işkurun ne fakfukfonun ne de başımızın gözümüzün sadakası yetiyor! Sen nasıl iş için sağa sola koşturuyor adam arıyorsan bu tür hastalar da aynı şekilde telaşlı telaşlı çarpacak (dolandıracak) adam aramaktalar!

Bir sigara versene abi, bir çay söylesene abi, bir yemek söylesene abi,  on lira versene sigara alacağım, yirmi lira versene benzin alacağım, yüz lira, elli lira borç versene abi... bu şekilde gidiyor liste.

Gına getirdiler!

Tabi bu insanlar kendi gibi olanlarının sayılarını (!) bilmedikleri için istediklerini yapmadığınızda bir de gönül koyuyorlar.  Arkanızdan "Fakire, garibana bir kuruş verecek aklı çıkıyor" diyebiliyorlar. Hani sen fakirliğini onurunla, gururunla, haysiyetinle, şerefinle (manen) koruyorsun ya; işte onlar seni bunun için (madden) zengin sanıyorlar! Ya onlar gibi kendini aptala vuracak onlardan önce onlardan "bir sigara" isteyeceksin ya da "dükkân kapalı" diyeceksin "yürrü başka kapıya!"

Aslında bizim yaşadığımız bölgede tüm bu sosyal etkilerin bir siyasi boyutu var; siyasetin en fazla konuşulduğu, dillendirildiği bir yerde benim bildiğim tam otuz beş yıldır bu siyaset denen illet; bir kovanda bir çıta kalmış arı kadar insanı koruyamamıştır? Zengin bir iş adamı müşterimin bana dediği lafı hatırladım şimdi. "Hiçbir zengin, yanında çalışan adamın zengin olmasını istemez. Çünkü zengin olan kişi baş kaldırır asi olur"   

Demem o ki bizim buradaki patronlar ve siyasiler de doğaçlama aynı yolu izliyor. Bölgede ameleler, ayakçılar, önünü ilikleyenler bitmemeli; Sahiplere sadakat göstererek onların saltanatlarını devam ettirmeli...

Neslin yüzde bilmem kaçı mecnun olmuş, serseri olmuş, "fakirim garibanım" ayaklarına yatmış "üçkâğıtçı" olmuş, diğer taraftan dürüst namuslu onurlu insanların sıkıntısı, fakirliği gizli; belli etmemiş kimin umurunda?

Siz çarşıda rahat rahat gezmek istiyorsanız üç beş tane onluğu ayrı ayrı ceplerde hazır tutun...

Geldiğimiz ya da getirildiğimiz nokta bu!

 

Yorum Yaz

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ben Başkan Olursam......

    Ben Başkan Olursam muhtemelen çok şey değişecek. Evvela tüm kötü alışkanlıklara elveda denilecek. Pasta kardeşçe bölünüp paylaştırılacak. Hep bir ağız...