Orada “Mars’ta” bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür!

Orada “Mars’ta” bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür!
Bizim Mars’ta insanımız boş laf (Geyik) yapmaya alışıktır,

Öyle alıştırıldı garipler yıllarca…

Öyle alıştırıldık vesselam!

 

Özlediğimiz icraatların vuku bulması için cezamız bitmedi bu dünyada be oğul!

Bir türlü doyuramadığımız zenginlerin ihtiraslarına gem vuramayınca;

Hep daha fazlası için çalışmak zorunda bırakıldık!

 

Bir elinde keser diğerinde çivi ile havluları…

İskele babalarını, beygir arabalarını tamir eden başkanımızın vefatından bu yana çok mühür bastık değil mi?

Elbette başkanı, başkanları değiştirdik geçen süreçte ama havluları, iskele babalarını ve traş-lamada kart beygirleri, dönme katırları, boyundan büyük işleri yapmaya çalışan eşekleri değiştirmeyi, emekli etmeyi bir türlü akıl edemedik be yoldaş (!) deh deh yürübe yürüsene gitmiyor işte. 

Hep çüüüşşş, hep çüüüşşş....

 

Bu güne kadar…

Mühür basacak nüfus potansiyelimiz kadar değerimizi,

Değerimiz kadar “adam” ederliğimizi hesapladı sahibin paralı askerleri!

 

-Sus dediler sustuk!

-Bağır dediler bağırdık!

-Ye dediler yedik!

-İç dediler içtik!

 

Bizim yediğimiz, içtiğimiz;

Adamlığımızın ederi kadarını hiç geçmedi bahşedilen karavanalarımızda!

Sahip önce karnımızı doyurdu sonra emir verdi!

 

-Sen ağaç keseceksin!

-Sen baş!

-Sen balık tutacaksın!

-Sen pişireceksin ben yiyeceğim.

-Sen kadehimi dolduracaksın!

-Sen sen sen bana arka çıkacak, gözüm kulağım olacaksın!

-Ona söyle orasını bize versin!

-O pzmnk benim ayağıma eşşek gibi gelecek!

-Benim kariyerim onun yaşından büyük üleeeennn!

-Son defa söylüyorum o kedi buraya geleceeeek!

-Ülen ben adamın (bip) anasını av…

-Sakın benden yer isteme (!) adamlık bekleme...

-Ha ha ha ha ha ha……

-Yetimmiş, hakmış, yolmuş, yordammış çokta şeyime!

-Doldur ülen kadehimi köle!

 

 İşte monoton yaşam tarzımız ve bize bahşedilen hayat serüveni…

 Aynı tas, aynı hamam, hatta güzellikteki çeşmenin bozuk kurnası bile aynı!

 Tokuşturulan kadeh sesleri, atılan naralar, akis yapan çığlıklar

Davulun tokmağı, zurnanın deliği çıkardığı nameler hep aynı,

İster horon tep, ister kasap oyna; fırsat bu fırsat, dört yıllık (!) ye iç oyna ,bugün senin günündür yoldaş!!!

 

M.Talip Girgin